Written

However hard to make sense with some of these, I wrote them.



Morning Routine

I wanna join to your morning routine,
watch you combing your hairs,
see you on your mirror standing behind you,
I want to hold your waist and make this morning dance with you,

I watch your pyjamas off and how you sneak in your jeans,
Then what do you do to your lips, and some other things that I don't know,

your naked foot steps in a sweet rush
as you walk to your door,
where your favourite shoes are,
how clumsy it is, falling down your heels,
as your telephone rings, you say "hello" to your lover,
Then I disappear in my dreams,
I disappear in my own dreams.

How many times you can hurt me

Don't feel hopeless,
Just stand up again,
Pretend like nothing has happened
No, you have not been funny
No, your selfesteem has not been wounded
You need to stand up, you need to be strong
Just to fall down again, you need that hope.

Gray

My prison fenced with gray,
Everywhere I stare there is something common
Sky pierced with prays, leaks blues to the sea,
The reflections over faces, holes are on the bodies,
Wherever I turn, no one can't miss the play,
What I miss is gray, what I think is gray,
What I dream is gray, what I want is gray...

Strange Substance

Earth divided in two, light was swallowed by darkness,
shadows cover the bliss, colors become fade,
air becomes the poison of your pity fate,
while drawing images, into your sanity,
paranoia capturing you, cannot stop thinking,
fooling with hopes, like a child plays
eyes looking at you, frozen blood in veins,
tighter your skin the more you suffocate,
it wants to get out within your every breath,
your mind is lost when your body is awake,
a strange substance, growing inside you,
memories buried in graves, destinations are late,
words that are never said, feelings that have changed
in these barren lands, what alive became death,
within a single blink, you have never existed.
This poem (lyrics) is still currently on work.
edit: sounds so lame now in 2011, must edit!, edit : year 2013 -_-

Draw an imagination, with pencil of my sanity,
Fooled with the hopes, I am on a run to you,
Whip me with the sorrow, be salt of the torture,
Abyss is my fortune, please push me into,
Make the pain endless, you are not mine, anyway

Turning your face away with wind that blows an unknown,
No way, there is no existence, when you are away
Earth be divided in two, light get swallowed by the darkness,
if there is no smile of you

Myself is lost awake, here my body stands,
It's a lucid dreaming, arrival is nowhere
Put me in the four walls, let the lies fill in
You be my door locked, watch me drown in
Let me be in your dreams , when i am gone

Slip your dress away, lie on the bed,
I feel so near, but I can't touch anyway,
Gray eyes looking at me, like frozen blood in the vein
Shadows cover the bliss, put death into hearts,
if you are not mine, this world can't last

I never heard of love, maybe never will
your words in my head, hardly ever real
i need to get out, i feel the strange substance
my skin is so tight, that makes me suffocate,
air be the poison, of my every breath

And the trust left the stage, fears on the scene
paranoia captured me, can't stop thinking
paint the soil black, colors become fade,
in this barren lands, bury me in a grave,
in your mind of confusion, where a children plays...

İnci

cehennem bir çölde hasretin çekerken, kuru dudağımdan akan kan kuma damlar,
damarlarım çekilmiş,
gözlerim kan çanak seni düşünürken,
gelip geçen kum fırtınalarından haberin bekler gibi olup,
her vahayı esten geçerken,
sana doğru koşar adım yaklaşmanın verdiği hazın kursağımda kaldığı an vebalini anladığımdır,
içimin parçalanışını, susuzluktan kuruyan damarlarımın çatırdısı cefanı dinleyerek,
yavaş yavaş güneşe doğru sonsuz boşluğa dönüp,
hayatımın sensiz anlamsızlığını haykırmak....

Terslem

Ölümü getireceğim sana demet demet koparıp bahar bahçelerinden
Ayrılık koklayacaksın beyaz yapraklı kır papatyalarımdan
Korku saracak içini sıcak meltemlerim estiğinde
Koparıp götürecek ruhumu bedeninden ben bitti dedim mi

Değişen birşey yok canım o güzel hayatında
Hasretim biter, sevgim gider, ellerim dokunmaz tenine
Anılar bıraksam da, gözlerinde matem, içinde boşluk
Devam edersin yoluna biliyorum rahatça beni unutup

Gözlerin ıslak , sesin titrek ararsan beni
Bilirsin yaşanmıştır bu hikâyeler gülüm
Dönmem gereksede birgün değiştirmez sözün
Yaşamadıksa da, doyamadıksa da hepsi mazidir

Sessiz bir ezgi

Kussam daha anlamlı olurdu dünyam!
Nefret parçacıkları, sevgi topakları...
Sevsem seni daha bir yokolurdum varoluşumdan...

Penceremden giren rüzgar,habersiz, selamsız, uğuldar,
onca sazın sözün içinde,
sessiz bir ezgi var...

İşte böyle uzaklaşıyorum tek hakikatimden,
Dünyada benim gibi onlarcasını gerçek kılabilecek dudaklarından...

Sessiz bir ezgidir odamda,
Cıvıl parklarda bir salıncak, ağaç altlarındaki gölgeler gibi,
Bir çocuk mırıldansa ezgimi, anlamlı kılacak yazgımı...
Ama sessiz bir ezgiyim sokaklarında evrenin

Söylenecek ne varsa saklanmış,
Bezenmiş dudaklarında,
Gözlerinde çekingenlik, korkutmasın seni,
Mırıldan da ezgimizi, gerçek kıl sevgimizi...

Rüzgar girdi odama,
Selamsız, sabahsız...
Sessiz ezgimi mırıldadı aralıklardan,
İşte! Sevgimiz burda, sen neden uzaklardasın...
Ezgim söylenmeliydi dudaklarında...

My dreams

This is another night without holding you in my arms...
Again and again unrecoverable seconds go by without plunging into your dreams...

It's me again,
Swimming into the sea of your existence,
Breathing the lovely air,
Filling with expectations...

Up the dark clouds break the silence,
Raining over me one by one,
with a constant enthusiasm
Each drop is a screechy hit to the ground,
Irresistible call of life
Tearing down the drapery of hopeless deaf,
An unusual feeling covering the veins,
With the blood pumping to each edge
Passion, addiction,
Climax of reincarnation,
Salvation from old habits,
Forming into new modality,
Impossibilities with realities,
Indispensable necessities,
This is not a world fulfilled with fantasies,
Just a confession,
Outbreak of paralysed forgotten thoughts...

Düşman bildiklerini unut

Şimdiye dek düşman bildiklerini unut sevgilim,
Yepyeni gününe doğan o eski güneş,
Mutluluk saçmayacak toprağına bugün!

Düşman bildiklerini unut güzelim!
Bu sabah uyandığımda aklımda sen vardın yine,
Bildiğimiz uzun saçların ve yeşil gözlerin,
Yere uzanmıştı ruhsuz bedenin..

Düşman bildiklerini unut!
Senin için kuşandım bugün!
Nefreti mahmuzlarım bedenimde,
Yükü omuzlarımda ağrının,
Çünkü senin için uyandım bugün,
Hergün yaptığım gibi senin için,
Ama bu sefer herzamankinden farklı,
Anılar kılıfı, öfkem silahımdır belimde..
Senin için sürdüm bir mermi hayatın namlusuna,
Tetiği çekilmiş zaten, kokusudur bu aşkının gelen..

Bilirsin sensiz açamam gözlerimi,
Ama aklımda yine sen vardın hani dedim ya,
Ondan hiç açamam gözlerimi..

Düşman bildiklerini unut!
Elimde gül ile geliyorum,
Kapın açık olsada olmasada, geliyorum güzelim,
Biliyorum çok yakışacak toprağına güller...

mustafa.gulsun(at)hotmail.com